Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma – Mersin Avukat

Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Davası – Mersin Boşanma Avukatı

Evlilik, karşılıklı sevgi, saygı ve güven üzerine kurulmuş bir birlikteliktir. Ancak bazı durumlarda eşler arasındaki uyumsuzluk o denli derin bir hal alır ki, birlikte yaşamak artık çekilmez olur. Türk hukuk sisteminde bu durumu karşılayan en geniş kapsamlı boşanma sebebi şiddetli geçimsizlik, yani hukuki ifadesiyle evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır. Türkiye’de açılan boşanma davalarının büyük çoğunluğu bu gerekçeye dayanmaktadır.

Av. Çiğdem Altuntaş Bayhan olarak, Mersin Barosu’na kayıtlı (sicil no: 2239) 14 yılı aşkın mesleki deneyimimiz ve 1000’den fazla başarıyla sonuçlandırılmış davamızla, şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma sürecinizde sizin yanınızdayız. Bu rehberde, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma davasının tüm hukuki yönlerini detaylı olarak ele alacağız.

📞 Hemen Danışın: Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma süreciniz hakkında profesyonel hukuki destek almak için 0505 773 47 01 numaralı telefondan veya WhatsApp üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Şiddetli Geçimsizlik Nedir? Hukuki Tanımı

Şiddetli geçimsizlik, günlük dilde sıkça kullanılan bir kavramdır; ancak hukuki karşılığı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 166. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında düzenlenmiştir. Bu maddeye göre:

“Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.” — TMK m. 166/1

Kanun koyucu bu düzenlemeyle, evliliğin devamını imkânsız kılan her türlü geçimsizliği tek bir çatı altında toplamıştır. Özel boşanma sebeplerinin (zina, hayata kast, pek kötü muamele, suç işleme, terk, akıl hastalığı) dışında kalan ve evliliği çekilmez hale getiren tüm nedenler, bu genel boşanma sebebi kapsamında değerlendirilir.

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması ile Şiddetli Geçimsizlik Arasındaki Fark

Esasen her iki kavram da aynı hukuki durumu ifade eder. Şiddetli geçimsizlik, 743 sayılı eski Medeni Kanun döneminde kullanılan tabirdir. 2002 yılında yürürlüğe giren 4721 sayılı yeni TMK ile birlikte “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” ifadesi benimsenmiştir. Uygulamada her iki kavram da birlikte kullanılmaya devam etmektedir. Halk arasında “geçimsizlik nedeniyle boşanma” veya “anlaşamama nedeniyle boşanma” şeklinde de ifade edilir.

TMK 166/1 ve 166/2 Kapsamında Boşanma Koşulları

Şiddetli geçimsizlik sebebiyle boşanma davası açabilmek ve bu davanın kabul edilebilmesi için belirli koşulların bir arada bulunması gerekir. Bu koşulları detaylı olarak inceleyelim.

1. Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılmış Olması

Eşler arasındaki geçimsizliğin sıradan tartışma düzeyini aşması ve evliliğin temeline zarar verecek boyuta ulaşması gerekir. Her evlilikte zaman zaman yaşanan anlaşmazlıklar tek başına yeterli değildir. Geçimsizliğin sürekli, derin ve tamir edilemez düzeyde olması aranır.

2. Ortak Hayatın Çekilmez Hale Gelmesi

Geçimsizliğin boyutu, eşlerden en azından biri için ortak hayatı sürdürmeyi imkânsız veya katlanılmaz kılmalıdır. Mahkeme, bu durumu her somut olayın kendi koşulları içinde değerlendirir. Eşlerin sosyal çevresi, eğitim düzeyi, kültürel yapısı gibi faktörler de bu değerlendirmede dikkate alınır.

3. Davacının Kusuru Hakkında TMK 166/2 Düzenlemesi

TMK’nın 166. maddesinin 2. fıkrası önemli bir sınırlama getirmektedir:

“Bu hâlde davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.” — TMK m. 166/2

Bu düzenleme uyarınca; ağır kusurlu eş de boşanma davası açabilir, ancak davalının itiraz etme hakkı vardır. Mahkeme, itirazın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup olmadığını ayrıca değerlendirir. Bu noktada tecrübeli bir Mersin boşanma avukatının rehberliği büyük önem taşımaktadır.

Şiddetli Geçimsizlik Sayılan Durumlar

Kanun, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına yol açan sebepleri sınırlı sayıda (numerus clausus) belirlememiştir. Her somut olay kendi koşulları içinde değerlendirilir. Ancak Yargıtay kararları ışığında şiddetli geçimsizlik oluşturabilecek başlıca durumları şöyle sıralayabiliriz:

Aile İçi Şiddet ve Hakaret

Eşlerden birinin diğerine fiziksel, psikolojik veya ekonomik şiddet uygulaması, sürekli hakaret ve aşağılama, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasının en yaygın nedenlerinden biridir. Bu durum aynı zamanda TMK 162’deki “pek kötü muamele” kapsamında özel boşanma sebebi de oluşturabilir.

Güven Sarsıcı Davranışlar

Eşlerden birinin karşı cinsle uygunsuz ilişkiler kurması, sosyal medya üzerinden güven sarsıcı yazışmalar yapması, gece geç saatlere kadar izinsiz dışarıda kalması gibi davranışlar şiddetli geçimsizlik nedeni olarak kabul edilmektedir. Yargıtay, bu tür davranışları pek çok kararında boşanma sebebi olarak değerlendirmiştir.

Ekonomik Sorumlulukların Yerine Getirilmemesi

Evin geçimine katkıda bulunmama, aile bütçesini savurganca harcama, kumar alışkanlığı, eşin malvarlığını gizleme veya kaçırma gibi ekonomik nedenler de boşanma sebebi teşkil eder.

Eşe ve Aile Bireylerlerine Yönelik Olumsuz Tutumlar

Eşin ailesine karşı saygısız davranma, kayınpeder ve kayınvalideye hakaret etme, eşin akrabalarıyla görüşmesini engelleme gibi tutumlar geçimsizlik nedeni olarak kabul edilir. Aynı şekilde, eşin kendi ailesinin evliliğe aşırı müdahalesine göz yumması da bu kapsamda değerlendirilebilir.

Sadakat Yükümlülüğünün İhlali

Zina boyutuna varmasa dahi eşlerden birinin sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışları (duygusal aldatma, flört uygulamalarının kullanımı, eski sevgiliyle görüşme vb.) evlilik birliğini temelinden sarsabilir.

Cinsel Uyumsuzluk ve Cinsel İlişkiden Kaçınma

Eşlerden birinin makul bir gerekçe olmaksızın cinsel ilişkiden sürekli olarak kaçınması, Yargıtay tarafından şiddetli geçimsizlik sebebi olarak kabul edilmektedir.

Alkol ve Madde Bağımlılığı

Aşırı alkol tüketimi veya uyuşturucu madde kullanımı, hem aile düzenini bozan hem de eşi ve çocukları tehlikeye atan bir durumdur. Bu sebeple boşanma kararı verilmesi sıklıkla karşılaşılan bir durumdur.

Diğer Yaygın Geçimsizlik Sebepleri

  • Eşin sürekli kıskançlık göstermesi ve sosyal hayatını kısıtlaması
  • Ortak kararlarda eşin görüşünü hiçe sayma
  • Çocukların eğitim ve bakımında sorumsuzluk
  • Eşin kötü alışkanlıkları (kumar, israf vb.)
  • Sürekli yalan söyleme ve güveni zedeleme
  • Eşi eve almama veya evi terk etme
  • Eşin mesleğini veya çalışmasını engellenme

Şiddetli Geçimsizlik Davasında Kusur Değerlendirmesi

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle açılan boşanma davalarında kusur kavramı son derece kritik bir öneme sahiptir. Kusur değerlendirmesi; boşanma kararının verilip verilmeyeceğini, nafaka miktarını, tazminat taleplerini ve velayet kararını doğrudan etkiler.

Kusur Dereceleri ve Hukuki Sonuçları

Eşit kusur durumu: Her iki eş de eşit derecede kusurlu bulunursa, boşanmaya karar verilir. Bu durumda tarafların birbirinden maddi ve manevi tazminat talep etme hakkı bulunmaz.

Ağır kusur durumu: Eşlerden birinin kusuru diğerinden ağır ise, az kusurlu eş lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilir. Ayrıca yoksulluk nafakası talep hakkı da az kusurlu eşe tanınır.

Tam kusur durumu: Kusur tamamen bir eşte ise, kusursuz eş tüm mali hakları talep edebilir. Tam kusurlu eşin nafaka ve tazminat talebi reddedilir.

Kusursuz veya Az Kusurlu Eşin Hakları

  • Maddi tazminat (TMK m. 174/1)
  • Manevi tazminat (TMK m. 174/2)
  • Yoksulluk nafakası (TMK m. 175)
  • Ziynet eşyalarının iadesi

Şiddetli Geçimsizlik Davasında İspat

Boşanma davasında ispat yükü kural olarak davacıya aittir. Davacı, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ve ortak hayatın çekilmez hale geldiğini somut delillerle ispatlamak zorundadır. Bu noktada Altuntaş Avukatlık Bürosu olarak müvekkillerimize delil toplama ve dosya hazırlama sürecinde kapsamlı destek sağlıyoruz.

Delil Türleri

Tanık beyanları: Eşler arasındaki geçimsizliğe bizzat tanıklık etmiş kişilerin mahkemedeki ifadeleri en sık başvurulan delil türüdür. Komşular, akrabalar, ortak arkadaşlar tanık olarak gösterilebilir.

Mesajlaşma kayıtları: WhatsApp, SMS ve sosyal medya üzerindeki yazışmalar, hakaret ve tehdit içeren mesajlar delil olarak sunulabilir. Ancak bu delillerin hukuka uygun yollarla elde edilmiş olması şarttır.

Fotoğraf ve video kayıtları: Şiddet izleri, uygunsuz davranışları gösteren görüntüler, güven sarsıcı davranışlara ilişkin fotoğraflar mahkemeye delil olarak sunulabilir.

Doktor raporları ve sağlık kayıtları: Fiziksel şiddet durumunda alınan darp raporu, psikolojik şiddet nedeniyle başvurulan tedavi kayıtları önemli delillerdendir.

Koruma kararları: 6284 sayılı Kanun kapsamında alınan koruma kararları ve uzaklaştırma kararları, şiddet olgusunun ispatında güçlü delil niteliği taşır.

Kolluk tutanakları: Polis veya jandarma tarafından düzenlenen olay tutanakları, şikâyet dilekçeleri delil olarak kullanılabilir.

Sosyal medya paylaşımları: Eşin sosyal medyada yaptığı paylaşımlar, güven sarsıcı davranışların veya yaşam tarzı çelişkilerinin ispatında kullanılabilir.

Hukuka Aykırı Deliller

Türk hukuk sisteminde hukuka aykırı yollarla elde edilen deliller mahkemede kullanılamaz. Gizlice yapılan telefon dinlemeleri, izinsiz olarak eşin telefonuna yüklenen casus yazılımlar aracılığıyla elde edilen bilgiler, başkasının konutuna izinsiz girilerek elde edilen deliller hukuka aykırıdır ve mahkeme tarafından dikkate alınmaz. Bu nedenle delil toplama sürecinde mutlaka bir avukattan hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Yargıtay Kararları Işığında Şiddetli Geçimsizlik

Yargıtay, evlilik birliğinin temelinden sarsılması konusunda zengin bir içtihat birikimine sahiptir. Bazı önemli kararları incelediğimizde:

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Kararlarından Örnekler

Güven sarsıcı davranış: Yargıtay, eşlerden birinin karşı cinsle gece geç saatlerde telefon görüşmeleri yapmasını, mesajlaşmasını veya sosyal medyada uygunsuz içerikli yazışmalar yapmasını güven sarsıcı davranış ve kusur olarak kabul etmektedir.

Eşe hakaret: Eşe sürekli olarak hakaret eden, küçümseyen, toplum içinde aşağılayan eşin ağır kusurlu olduğuna dair yerleşik Yargıtay içtihadı bulunmaktadır.

Aile müdahalesi: Eşin, kendi ailesinin evlilik birliğine müdahalesine sessiz kalması, hatta bu müdahaleyi teşvik etmesi kusur olarak kabul edilmektedir.

Birlik görevlerinin ihlali: TMK’nın 185-186. maddelerinde düzenlenen evlilik birliği görevlerinin (sadakat, yardım, dayanışma, ortak yaşama) ihlali, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına yol açan kusurlu davranışlar arasında sayılmaktadır.

Fiili ayrılık: TMK m. 166/4 uyarınca, boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış ve reddedilmiş bir davanın ardından üç yıl geçmesine rağmen ortak hayat kurulamamışsa, eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir. Bu düzenleme, fiili ayrılığın da boşanma sebebi olarak kabulünü sağlamaktadır.

Şiddetli Geçimsizlik Davasının Aşamaları

Mersin’de şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası açmayı düşünüyorsanız, sürecin aşamalarını bilmeniz önemlidir.

1. Hukuki Danışmanlık ve Dosya Hazırlığı

İlk adım, tecrübeli bir boşanma avukatı ile görüşerek durumunuzu değerlendirmektir. Avukatınız, mevcut delilleri inceleyecek, hukuki stratejinizi belirleyecek ve dava dilekçenizi hazırlayacaktır.

2. Dava Dilekçesinin Hazırlanması ve Sunulması

Boşanma sebeplerinin, delillerin ve taleplerin (nafaka, tazminat, velayet, ziynet eşyası vb.) detaylı şekilde yer aldığı dava dilekçesi hazırlanarak görevli ve yetkili mahkemeye sunulur. Şiddetli geçimsizlik davasında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir.

3. Tensip Zaptı ve Ön İnceleme

Mahkeme dava dilekçesini kabul ettikten sonra tensip zaptı düzenler ve davalıya tebligat gönderir. Davalının cevap süresi 2 hafta olup, bu süre talep üzerine bir kez uzatılabilir. Tarafların dilekçeleri tamamlandıktan sonra ön inceleme duruşması yapılır.

4. Tahkikat Aşaması

Ön incelemenin ardından tahkikat aşamasına geçilir. Bu aşamada tanıklar dinlenir, bilirkişi raporları alınır, keşif yapılır ve tüm deliller değerlendirilir.

5. Karar

Tahkikat tamamlandıktan sonra mahkeme, tarafların son beyanlarını alarak kararını verir. Mahkeme boşanmaya karar verirse, aynı zamanda nafaka, tazminat, velayet ve mal paylaşımı konularında da hüküm kurar.

6. Kanun Yolları

Karara itiraz eden taraf, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde istinaf başvurusunda bulunabilir. İstinaf incelemesi sonucunda verilen karara karşı da temyiz yoluna başvurulabilir. Boşanma davası süreleri hakkında detaylı bilgi almak için ilgili sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Şiddetli Geçimsizlik Davasında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Delil Toplama Sürecinde

  • Hukuka aykırı yollarla delil toplamaktan kaçının.
  • Yaşanan olayları tarih ve detaylarıyla kayıt altına alın.
  • Şiddet durumunda mutlaka sağlık raporu alın ve kolluk kuvvetlerine şikâyette bulunun.
  • Tanıklarınızın olaylara bizzat şahit olmuş kişiler olmasına dikkat edin.
  • Dijital delillerin ekran görüntülerini alarak güvenli bir şekilde saklayın.

Dava Sürecinde

  • Avukatınızla açık ve dürüst bir iletişim kurun; tüm olayları eksiksiz aktarın.
  • Duruşmalara mümkün olduğunca katılın.
  • Sosyal medyada dava sürecini paylaşmaktan kaçının.
  • Karşı tarafa karşı provokatif davranışlardan uzak durun.
  • Mahkeme kararlarına ve ara kararlara uyun.

Mersin’de Şiddetli Geçimsizlik Davası – Yetkili Mahkeme

Boşanma davasında yetkili mahkeme, HMK ve TMK hükümleri çerçevesinde belirlenir. TMK m. 168’e göre boşanma davası, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı ay birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılabilir. Mersin’de ikamet ediyorsanız veya son altı ay Mersin’de birlikte yaşadıysanız, Mersin Aile Mahkemeleri yetkili olacaktır.

Mersin Adliyesi bünyesinde birden fazla Aile Mahkemesi bulunmaktadır. Dava, tevzi bürosu aracılığıyla ilgili mahkemeye atanır. Altuntaş Avukatlık Bürosu olarak Mersin Adliyesi’nde uzun yıllardır aktif olarak çalışmakta ve yerel yargı pratiğine hâkimiyetimizle müvekkillerimize avantaj sağlamaktayız.

Anlaşmalı Boşanma ile Çekişmeli Boşanma Arasındaki Fark

Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma, çekişmeli bir dava türüdür. Ancak eşlerin boşanma ve sonuçları üzerinde anlaşması halinde TMK m. 166/3 uyarınca anlaşmalı boşanma yoluna gidilebilir. İki tür arasındaki temel farkları şöyle özetleyebiliriz:

Özellik Çekişmeli (Şiddetli Geçimsizlik) Anlaşmalı Boşanma
Evlilik süresi şartı Yok En az 1 yıl
Tarafların anlaşması Gerekli değil Zorunlu
Kusur araştırması Yapılır Yapılmaz
Ortalama süre 1-3 yıl 1-3 ay
Duruşma sayısı Birden fazla Genellikle tek

Eşlerin başlangıçta çekişmeli süreç başlatıp, dava sırasında anlaşarak anlaşmalı boşanmaya dönmeleri de sıkça karşılaşılan bir durumdur. Boşanma davası nasıl açılır rehberimizde her iki süreç hakkında detaylı bilgi bulabilirsiniz.

Şiddetli Geçimsizlik Davasında Nafaka ve Tazminat

Tedbir Nafakası

Dava süresince ekonomik olarak zayıf durumda olan eş lehine mahkeme tarafından tedbir nafakasına hükmedilir. Bu nafaka, dava tarihinden itibaren boşanma kararının kesinleşmesine kadar devam eder.

İştirak Nafakası

Müşterek çocukların velayeti kendisine bırakılmayan eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katkıda bulunmak amacıyla iştirak nafakası öder.

Yoksulluk Nafakası

Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olan eş, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla yoksulluk nafakası talep edebilir. Nafaka miktarı, tarafların ekonomik durumuna göre belirlenir.

Maddi ve Manevi Tazminat

Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz veya az kusurlu eş, maddi tazminat isteyebilir. Kişilik hakkı saldırıya uğrayan eş ise manevi tazminat talep edebilir. Boşanma avukatı ücretleri ve dava masrafları hakkında detaylı bilgi için ilgili sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Neden Altuntaş Avukatlık Bürosu?

Mersin’de şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası açmayı düşünüyorsanız, doğru hukuki temsil sürecin seyrini tamamen değiştirebilir. Av. Çiğdem Altuntaş Bayhan ve ekibi olarak sunduğumuz avantajlar:

  • 14 yılı aşkın deneyim: Aile hukuku alanında binlerce dosyada edindiğimiz tecrübe
  • 1000+ başarılı dava: Farklı senaryolarda kazanılmış dava deneyimi
  • Mersin yerel bilgisi: Mersin Aile Mahkemeleri pratiğine hâkimiyet
  • Kişiye özel strateji: Her müvekkilin durumuna uygun hukuki planlama
  • Şeffaf iletişim: Dava sürecinin her aşamasında düzenli bilgilendirme
  • Gizlilik: Müvekkillerimizin özel hayatının korunmasına azami özen

Ücretsiz Ön Değerlendirme

Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma süreciniz hakkında hukuki danışmanlık almak için hemen bizimle iletişime geçin.

📞 Telefon: 0505 773 47 01

💬 WhatsApp: WhatsApp ile Yazın

📍 Adres: İhsaniye Mh. 4903 Sk. No: 20, Güneş Plaza Kat: 3 D: 16, Akdeniz/Mersin

🌐 Web: altuntas.av.tr

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası ne kadar sürer?

Çekişmeli boşanma davaları, mahkemenin iş yoğunluğu, delil durumu ve tarafların tutumuna göre ortalama 1 ile 3 yıl arasında sürebilmektedir. İstinaf ve temyiz aşamaları da eklendiğinde bu süre uzayabilir. Mersin Aile Mahkemeleri’nde iş yükü dikkate alındığında, ilk derece mahkemesi aşamasının 1-2 yıl civarında tamamlanması beklenir.

Ağır kusurlu eş boşanma davası açabilir mi?

Evet, TMK m. 166/2 uyarınca ağır kusurlu eş de boşanma davası açabilir. Ancak davalının bu davaya itiraz hakkı bulunmaktadır. Mahkeme, itirazın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup olmadığını değerlendirir. Evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa, mahkeme ağır kusurlu eşin davasını da kabul ederek boşanmaya hükmedebilir.

Şiddetli geçimsizlik davası açmak için belirli bir süre beklemek gerekir mi?

Hayır, çekişmeli boşanma davası olan şiddetli geçimsizlik davası için herhangi bir süre şartı bulunmamaktadır. Evliliğin ilk gününden itibaren bile, koşullar oluşmuşsa dava açılabilir. Süre şartı yalnızca anlaşmalı boşanma için geçerlidir (en az 1 yıllık evlilik).

Boşanma davası açarken hangi belgeler gereklidir?

Boşanma davası açmak için nüfus cüzdanı fotokopisi, evlilik cüzdanı fotokopisi, nüfus kayıt örneği, varsa delillerin birer örneği ve avukata verilecek vekâletname gereklidir. Detaylı bilgi için boşanma davası nasıl açılır rehberimizi inceleyebilirsiniz.

Boşanma davasında tanık zorunlu mudur?

Tanık, boşanma davalarında en sık başvurulan delil türlerinden biridir ancak zorunlu değildir. Tanık olmadan da diğer delillerle (mesajlar, raporlar, belgeler vb.) dava kazanılabilir. Bununla birlikte, tanık beyanları mahkemenin kanaatini güçlendiren önemli delillerdendir.

Dava sırasında eşimle aynı evde yaşamak zorunda mıyım?

Hayır, boşanma davası açıldıktan sonra ayrı yaşamak mümkündür. Hatta bazı durumlarda mahkeme, tedbir kararıyla eşlerin ayrı yaşamasına hükmedebilir. 6284 sayılı Kanun kapsamında şiddet tehlikesi varsa koruma kararı ve uzaklaştırma kararı da alınabilir.

Şiddetli geçimsizlik davası anlaşmalı boşanmaya dönüşebilir mi?

Evet, dava sürecinin herhangi bir aşamasında taraflar anlaşmaya vararak çekişmeli davayı anlaşmalı boşanmaya dönüştürebilir. Bu durum, sürecin çok daha hızlı ve az masrafla sonuçlanmasını sağlar. Tecrübeli avukatlar, müzakere sürecinde bu dönüşümü sağlayarak müvekkillerinin yararına sonuçlar elde edebilir.