Aile İçi Şiddet ve Koruma Kararı Mersin
Aile içi şiddet, toplumun en temel birimi olan aileyi sarsan ve bireylerin fiziksel, ruhsal ve ekonomik bütünlüğünü tehdit eden ciddi bir sorundur. Türkiye’de aile içi şiddetle mücadelede en etkili hukuki araç, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında verilen koruma kararlarıdır. Mersin’de aile içi şiddete maruz kalıyorsanız veya şiddet tehdidi altındaysanız, derhal hukuki yardım almanız hayati önem taşımaktadır.
Altuntaş Avukatlık Bürosu, kurucu avukat Çiğdem Altuntaş Bayhan önderliğinde (Mersin Barosu Sicil No: 2239), 14 yılı aşkın deneyim ve 1000’den fazla başarılı dava tecrübesiyle Mersin’de aile içi şiddet mağdurlarına kapsamlı hukuki destek sunmaktadır.
Şiddet tehdidi altındaysanız vakit kaybetmeyin.
📞 0505 773 47 01
WhatsApp ile Acil İletişim
ALO 183 – Şiddet Önleme Hattı | 155 Polis İmdat | 156 Jandarma
Aile İçi Şiddet Nedir?
6284 sayılı Kanun’un geniş kapsamlı tanımına göre şiddet; kişinin fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar görmesiyle veya acı çekmesiyle sonuçlanan ya da sonuçlanması muhtemel hareketleri, bu hareketlere yönelik tehdit ve baskıları veya özgürlüğün keyfi olarak engellenmesini de içeren toplumsal, kamusal veya özel alanda meydana gelen her türlü tutum ve davranışı ifade eder.
Aile İçi Şiddetin Türleri
Hukuki açıdan aile içi şiddet dört temel kategoride ele alınmaktadır:
1. Fiziksel Şiddet
Bireyin vücut bütünlüğüne yönelik her türlü saldırıdır. Dövme, itme, tokat atma, yakma, silahla tehdit etme, boğazını sıkma gibi fiziksel güç kullanımı bu kapsamdadır. Fiziksel şiddet, en kolay tespit edilebilen ve delillendirilebilen şiddet türüdür. Darp raporu bu süreçte kritik bir belge niteliği taşır.
2. Psikolojik (Duygusal) Şiddet
Bireyin ruh sağlığını ve duygusal dengesini bozan her türlü davranıştır. Sürekli hakaret, aşağılama, küçük düşürme, tehdit, yıldırma, izleme, takip etme, sosyal çevreden izole etme ve kontrol etme gibi davranışlar psikolojik şiddet kapsamındadır. Psikolojik şiddet, fiziksel şiddet kadar yıkıcı etkilere sahip olmasına karşın ispatı daha güçtür.
3. Ekonomik Şiddet
Bireyin ekonomik kaynaklarına el koyma, çalışmasını engelleme, gelirini kontrol altına alma, mali bağımlılık yaratma gibi davranışlardır. Eşin parasını elinden alma, kredi kartlarını kullanmasını engelleme veya borçlandırma gibi eylemler ekonomik şiddet oluşturur.
4. Cinsel Şiddet
Bireyin cinsel özerkliğine ve beden bütünlüğüne yönelik rızası dışında gerçekleştirilen her türlü eylemdir. Evlilik içi cinsel şiddet de bu kapsamda değerlendirilmekte olup, hukuk sistemimizce suç olarak kabul edilmektedir.
6284 Sayılı Kanun: Kapsamı ve Önemi
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, 20 Mart 2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu kanun, şiddet mağdurlarını korumak amacıyla hızlı ve etkili tedbirler alınmasını öngören kapsamlı bir yasal düzenlemedir.
Kanunun Koruma Altına Aldığı Kişiler
6284 sayılı Kanun’un koruması yalnızca kadınlarla sınırlı değildir. Kanun kapsamında korunan kişiler şunlardır:
- Şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınlar
- Aile bireylerinden şiddet gören çocuklar
- Aile içi şiddete maruz kalan aile bireyleri (yaşlılar, engelliler dahil)
- Tek taraflı ısrarlı takibe maruz kalan kişiler
- Evlilik birliği içinde veya dışında şiddete maruz kalan bireyler
Önemli bir nokta olarak, koruma kararı almak için resmi nikah şartı aranmamaktadır. Birlikte yaşayan, nişanlı, boşanmış veya ayrı yaşayan bireyler de bu kanundan yararlanabilmektedir.
Koruma Kararı Türleri
6284 sayılı Kanun, iki tür tedbir kararı öngörmektedir: mülki amir (kaymakam/vali) tarafından verilen tedbirler ve hakim tarafından verilen tedbirler.
Mülki Amir Tarafından Verilecek Koruyucu Tedbirler (Madde 3)
Mülki amir, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde aşağıdaki tedbirlere karar verebilir:
- Barınma yeri sağlama: Şiddet mağduruna ve beraberindeki çocuklara uygun bir barınma yeri sağlanması.
- Geçici maddi yardım: Mağdurun hayatını idame ettirebilmesi için geçici mali destek verilmesi.
- Psikolojik, mesleki ve hukuki destek: Mağdura rehberlik ve danışmanlık hizmeti sunulması.
- Geçici koruma altına alma: Çocuklar için gerekli hallerde kreş imkanı sağlanması.
Hakim Tarafından Verilecek Önleyici Tedbirler (Madde 5)
Hakim, şiddet uygulayanla ilgili olarak aşağıdaki önleyici tedbirlerden birine, birkaçına veya tamamına karar verebilir:
- Uzaklaştırma kararı: Şiddet uygulayan kişinin ortak konuttan uzaklaştırılması veya konutun mağdura tahsis edilmesi.
- Yaklaşmama kararı: Korunan kişilere, bulundukları konuta, okula veya işyerine yaklaşmaması.
- İletişim yasağı: Korunan kişilerle iletişim kurmaması; telefon, mesaj, e-posta vb. araçlarla rahatsız etmemesi.
- Silah teslimi: Şiddet uygulayan kişinin varsa silahını kolluk kuvvetlerine teslim etmesi.
- Kişisel eşyalara ilişkin tedbir: Korunan kişinin kişisel eşyalarına ve belgelerine zarar vermemesi.
- Çocuklarla kişisel ilişki düzenlenmesi: Çocuklarla kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılması.
- Alkol veya uyuşturucu tedavisi: Şiddet uygulayan kişinin bir sağlık kuruluşunda muayene veya tedaviye tabi tutulması.
- Elektronik kelepçe: Gerekli hallerde şiddet uygulayan kişinin elektronik takip cihazıyla izlenmesi.
Koruma Kararı Başvuru Süreci
Mersin’de koruma kararı almak için birden fazla başvuru yolu bulunmaktadır. Sürecin hızlı işlemesi için doğru adımları takip etmek önemlidir.
Başvuru Yapılabilecek Merciler
- Aile Mahkemesi: Mersin Aile Mahkemeleri’ne doğrudan başvuru yapılabilir.
- Cumhuriyet Başsavcılığı: Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayet dilekçesi verilebilir.
- Kolluk kuvvetleri: En yakın polis merkezi veya jandarma karakoluna başvurulabilir.
- Mülki amir: Kaymakamlık veya Valilik makamına başvuru yapılabilir.
- Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM): Mersin ŞÖNİM’e başvurulabilir.
Başvuru İçin Gerekli Belgeler
Koruma kararı başvurusunda aşağıdaki belgelerin hazır bulundurulması süreci hızlandıracaktır:
- Kimlik belgesi (nüfus cüzdanı veya kimlik kartı)
- Varsa darp raporu veya sağlık raporu
- Şiddeti kanıtlayan deliller (fotoğraflar, mesaj ekran görüntüleri, ses kayıtları vb.)
- Varsa tanık bilgileri
- Varsa daha önce alınmış koruma kararları
- Dilekçe (avukat aracılığıyla hazırlanması tavsiye edilir)
Başvuru Süreci Adımları
- Acil durum değerlendirmesi: Fiziksel tehlike altındaysanız derhal 155 veya 156’yı arayın.
- Delil güvenceye alma: Şiddetin kanıtlarını mümkün olduğunca kayıt altına alın.
- Darp raporu: Fiziksel şiddet söz konusuysa en yakın hastaneye giderek darp raporu alın.
- Avukat desteği: Bir koruma kararı avukatı ile görüşerek hukuki sürecinizi başlatın.
- Başvuru: Belirlenen mercie başvurunuzu yapın.
- Karar: Mahkeme veya mülki amir başvuruyu değerlendirerek en kısa sürede karar verir.
6284 sayılı Kanun, koruma kararı başvurularının derhal değerlendirilmesini öngörmektedir. Uygulamada mahkemeler, genellikle başvurunun yapıldığı gün veya en geç ertesi gün karar vermektedir.
Koruma Kararının Süresi ve Uzatılması
Koruma kararları en fazla 6 ay süreyle verilebilir. Ancak şiddet tehdidinin devam etmesi halinde, sürenin bitiminden önce yapılacak yeni bir başvuruyla tedbir kararının uzatılması talep edilebilir. Uzatma taleplerinde, tehdidin devam ettiğine dair delillerin sunulması önemlidir.
Koruma kararının süresi dolmadan önce de kaldırılması mümkündür. Ancak bunun için şiddet uygulayan kişinin mahkemeye başvurarak koşulların değiştiğini kanıtlaması gerekmektedir.
Koruma Kararı İhlalinin Yaptırımları
6284 sayılı Kanun’un en güçlü yönlerinden biri, koruma kararının ihlali halinde ağır yaptırımlar öngörmesidir. Koruma kararını ihlal eden kişi hakkında aşağıdaki yaptırımlar uygulanır:
Zorlama Hapsi
Tedbir kararına aykırı davranan kişi hakkında, fiili başka bir suç oluştursa bile, 3 günden 10 güne kadar zorlama hapsi uygulanır. İhlalin tekrarlanması halinde zorlama hapsinin süresi 15 günden 30 güne kadardır. Zorlama hapsi, ceza hukuku anlamında bir ceza olmayıp idari bir yaptırımdır ve adli sicile işlemez.
Cezai Yaptırımlar
Koruma kararının ihlali, aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında çeşitli suçları da oluşturabilir:
- Tehdit suçu (TCK m. 106): Mağdura yönelik tehdit eylemlerinde 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası.
- Kişilerin huzur ve sükununu bozma (TCK m. 123): Israrlı takip ve rahatsız etme hallerinde 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası.
- Kasten yaralama (TCK m. 86): Fiziksel şiddet hallerinde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası.
- Konut dokunulmazlığını ihlal (TCK m. 116): Uzaklaştırma kararına rağmen konuta girme halinde 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası.
Elektronik Kelepçe Uygulaması
6284 sayılı Kanun’un 12/A maddesi ile hayata geçirilen elektronik kelepçe (teknik takip) uygulaması, koruma kararlarının etkinliğini artıran önemli bir yenilik olmuştur. Elektronik kelepçe, şiddet uygulayan kişinin konumunu sürekli olarak takip eden bir cihazdır.
Hakim, aşağıdaki hallerde elektronik kelepçe takılmasına karar verebilir:
- Koruma kararının daha önce ihlal edilmiş olması
- Şiddetin ağır nitelikte olması
- Hayati tehlikenin bulunması
- Mağdurun güvenliği için zorunlu görülmesi
Aile İçi Şiddet ve Boşanma İlişkisi
Aile içi şiddet, boşanma davalarında önemli bir kusur sebebi olarak değerlendirilmektedir. Şiddet mağduru eş, boşanma davasında aşağıdaki hakları talep edebilir:
- Boşanma: Şiddet, TMK m. 162 (hayata kast, pek kötü muamele veya onur kırıcı davranış) kapsamında özel boşanma sebebidir.
- Maddi ve manevi tazminat: Şiddet mağduru eş, boşanmada tazminat talep etme hakkına sahiptir.
- Nafaka: Tedbir nafakası ve yoksulluk nafakası talep edilebilir.
- Velayet: Şiddet uygulayan eşin çocuğa da zarar verme riski bulunduğundan, velayetin mağdur eşe verilmesi kuvvetle muhtemeldir.
Koruma kararı sürecinde toplanan deliller, boşanma davasında da güçlü kanıtlar olarak kullanılabilir. Bu nedenle koruma kararı süreci ve boşanma davası birlikte stratejik olarak yönetilmelidir.
Mersin’de Koruma Kararı Avukatının Önemi
Aile içi şiddet vakalarında avukat desteği, hukuki sürecin etkin yönetilmesi açısından kritik öneme sahiptir. Mersin koruma kararı avukatı olarak sunduğumuz hizmetler:
- Acil müdahale: Şiddet mağdurlarına 7/24 acil hukuki destek.
- Koruma kararı başvurusu: Başvuru dilekçesinin hazırlanması ve mahkemeye sunulması.
- Delil toplama: Şiddetin kanıtlanmasına yönelik delillerin derlenmesi ve muhafaza edilmesi.
- Mahkeme temsili: Duruşmalarda müvekkilin etkin bir şekilde temsil edilmesi.
- İhlal takibi: Koruma kararının ihlali halinde gerekli hukuki işlemlerin başlatılması.
- Boşanma süreci yönetimi: Koruma kararı süreciyle paralel olarak boşanma davasının yürütülmesi.
- Kurumlarla koordinasyon: ŞÖNİM, kolluk kuvvetleri ve barınma evleriyle iletişimin sağlanması.
Av. Çiğdem Altuntaş Bayhan, Mersin’de aile içi şiddet davalarında geniş tecrübeye sahip olup, her bir vakayı titizlikle ele almaktadır. Şiddet mağdurlarının hem fiziksel güvenliklerini hem de hukuki haklarını korumak amacıyla kapsamlı bir strateji geliştirmekteyiz.
Aile içi şiddete maruz kalıyorsanız, hukuki haklarınızı öğrenmek ve koruma kararı başvurusu için hemen iletişime geçin.
📞 0505 773 47 01 |
WhatsApp ile Ulaşın
Adres: İhsaniye Mh. 4903 Sk. No: 20, Güneş Plaza Kat: 3 D: 16, Akdeniz/Mersin
Şiddet Mağdurlarına Sunulan Devlet Destekleri
Şiddet mağdurlarının yararlanabileceği çeşitli devlet destekleri bulunmaktadır:
ALO 183 Sosyal Destek Hattı
7 gün 24 saat hizmet veren ALO 183, şiddet mağdurlarına psikolojik destek, yönlendirme ve bilgilendirme hizmeti sunmaktadır.
Kadın Konukevleri (Sığınma Evleri)
Mersin’de Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bağlı kadın konukevleri, şiddet mağduru kadınlara ve çocuklarına barınma, beslenme, sağlık ve psikolojik destek hizmeti vermektedir.
ŞÖNİM (Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi)
Mersin Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi, koruma kararlarının takibi, mağdurlara destek hizmetlerinin koordinasyonu ve şiddet uygulayanların izlenmesi görevlerini yürütmektedir.
Baro Adli Yardım
Ekonomik durumu avukat tutmaya elverişli olmayan şiddet mağdurları, Mersin Barosu Adli Yardım Merkezi’ne başvurarak ücretsiz avukat desteği alabilirler.
Israrlı Takip (Stalking) ve Koruma Kararı
2022 yılında Türk Ceza Kanunu’na eklenen 123/A maddesi ile ısrarlı takip (stalking) müstakil bir suç olarak düzenlenmiştir. Israrlı takip mağdurları da 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı talep edebilmektedir.
Israrlı takip kapsamında değerlendirilen davranışlar şunlardır:
- Fiziksel olarak takip etme
- Israrla telefon açma veya mesaj gönderme
- Sosyal medya üzerinden sürekli rahatsız etme
- İş yerine veya eve istenmeyen ziyaretlerde bulunma
- Hediye veya mektup gönderme yoluyla rahatsız etme
- Üçüncü kişiler aracılığıyla takip ve gözetim
Uluslararası Sözleşmeler ve Türkiye’nin Yükümlülükleri
Aile içi şiddetle mücadelede Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler de önemli bir hukuki çerçeve oluşturmaktadır. CEDAW (Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi) ve diğer uluslararası insan hakları belgeleri, devletlere aile içi şiddetle etkin mücadele yükümlülüğü getirmektedir.
Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)
Koruma kararı ne kadar sürede alınır?
6284 sayılı Kanun gereği, koruma kararı başvuruları derhal değerlendirilmelidir. Uygulamada, başvurunun yapıldığı gün veya en geç ertesi gün karar verilmektedir. Acil durumlarda kolluk kuvvetleri de geçici tedbirler alabilir.
Koruma kararı almak için avukata ihtiyaç var mı?
Koruma kararı başvurusu için avukat zorunlu değildir; mağdur doğrudan karakola, savcılığa veya mahkemeye başvurabilir. Ancak avukat desteği, başvurunun etkin yapılması, delillerin doğru sunulması ve sürecin profesyonel yönetimi açısından büyük avantaj sağlar.
Erkekler de koruma kararı alabilir mi?
Evet, 6284 sayılı Kanun cinsiyet ayrımı yapmaksızın şiddete uğrayan herkesi koruma altına almaktadır. Erkekler de aile içi şiddete maruz kalmaları halinde koruma kararı talep edebilir.
Koruma kararı ihlal edilirse ne olur?
Koruma kararını ihlal eden kişi hakkında 3 ila 10 gün zorlama hapsi uygulanır. İhlalin tekrarı halinde süre 15 ila 30 güne çıkarılır. Ayrıca ihlal ayrı bir suç teşkil ediyorsa (tehdit, yaralama vb.) ceza davası da açılır.
Koruma kararı boşanma davasını etkiler mi?
Evet, koruma kararı ve bu süreçte elde edilen deliller, boşanma davasında kusur tespiti açısından son derece önemlidir. Koruma kararı alınmış olması, şiddet uygulayan eşin kusurlu olduğuna dair güçlü bir karine oluşturur.
Yanlış beyanla koruma kararı alınırsa ne olur?
Gerçeğe aykırı beyanlarla koruma kararı alınması halinde, bu kişi hakkında iftira suçundan (TCK m. 267) ve yalan tanıklıktan (TCK m. 272) ceza davası açılabilir. Ayrıca haksız koruma kararı nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası açılması da mümkündür.
Koruma kararı süresince ortak konutta kim kalır?
Mahkeme, koruma kararıyla birlikte ortak konutun mağdura tahsis edilmesine karar verebilir. Bu durumda şiddet uygulayan kişi konutu terk etmek zorundadır. Konutun kime ait olduğu bu kararda belirleyici değildir.